Fransa’da Doğumdan Sonra Hastanede Geçirdiğim 4 Gün

Merhaba! Sizinle yazmayı öngörmediğim bir yazıyı paylaşıyorum çünkü 4 günün böyle geçeceğini hiç tahmin etmemiştim. Yazının görseli yeni doğan katının bir duvarından olsun istedim. Başlayalım mı?:)

20 Mart Çarşamba akşamı: Bayılmak üzere olan halimle yeni doğan katına çıkarıldık, özel odalardan birine yerleştirildik. Saatlerce süren açlıktan ve doğumdan sonra nihayet yeme ve içme izni çıktı ve ben, yorgun savaşçı, önümdeki tüm tepsiyi bitirdim. Bebeğe o akşam sadece sarılık testi yapıldı. İkimiz de deliksiz uyku çektik.

Perşembe: Neden bu kadar uzun süre hastanede kaldığımızı bugün anladım. Çünkü bu 4 günlük süre bir “bebek bakımı eğitimi” olarak görülüyor. Adı konmamış bir kamp… Amaç sadece sizin dikişlerinizi veya bebeğinizin sağlığını takip etmek değil. Bebek bakımına dair neredeyse her şeyi buradaki ebeler öğretiyor. Emzirme, süt sağma, banyo, gaz çıkarma, alt değiştirme, göbek kordonu bakımı gibi bebeğe dair her şeyin eğitimini alıyorsunuz. Üstelik çok güzel besleniyorsunuz. Mutfağı çok başarılı buldum. Acil yardım butonuyla saat kaç olursa olsun ebeler geliyor. Kendinizi çaresiz, yetersiz hissettiğinizde onlar sizi cesaretlendiriyor. Tabii o butona çok alışmamak lazım çünkü 4 gün sonunda eve gideceksiniz ve bir daha ömür boyu acil durumda odada beliren bir ebe olmayacak. Bugün hem sarılık testi yapıldı hem D vitamini verildi hem de pediyatr gelip muayene etti. Artık sarılığa bakılmayacağı çünkü çok düşük bir risk olduğu söylendi. Benim ateşim ve tansiyonum ve elbette dikişlerim her gün kontrol edildi.

Cuma: Sanki yıllardır bebek bakıyormuşum gibi uyanıp alt değiştirdim, giydirdim, doyurdum bebeğimi. Ama bugünün en büyük olayı tek başıma bebeğe banyo yaptırabileceğimi görmem oldu. Bu “yapılamaz” ve “yapılmaması gereken” bir şey değil; sadece yapılabildiğini görmeniz yeterli o eşiği aşmak için. İşte buradaki ebelerin gücü burada. İyi ki doğumdan eve dönmeden önce 4 gün burada kalıyoruz. Yapabileceklerinizi keşfetmeniz dışında bebek bakımının bir yük veya görev değil zevk ve neşe kaynağı olduğunu görüyorsunuz. Yavrumun banyosunun ebenin tavrı sayesinde sadece bir gereklilik değil ikimiz için de adeta bir rahatlama seansı olduğunu gördüm. Bu arada malumunuz yeni doğan katı her odada bir bebek ve annesini ağırlıyor. Herkes birbirinin bebeğinin ağlama sesini duyuyor. Durdurulamayan bir bebek olunca bunun anne için ne demek olduğunu gördüm ve “Allah bebeği susmayan kadının yardımcısı olsun” demesini öğrendim. Sadece benim bebeğim ağlıyorsa o geceyi huzurla geçiren annelere özenmeyi de tatmış oldum 🙂

Cumartesi: Annem dışındaki tek ziyaretçimizi bugün ağırladık. Eşimin mesai arkadaşı hediyesiyle geldi sağolsun. Lokum’un K vitamini ve ikinci D vitamini aşısı yapıldı ve “nadir hastalıklar” testi yapıldı. Sonucun negatif çıktığını bizi aramamalarından anlayacakmışız 🙂 umarım aramazlar. Pediyatr ikinci kez geldi ve şükürler olsun durumunun çok iyi olduğunu söyledi. Hatta genelde doğumu takiben üç günde bebeklerin doğum kilolarının %10una kadar kilo kaybetme hakkı olduğunu lokumun ise sadece 100 gr kaybettiğini söyledi. (Lokum 3 kilo doğduğu için 300 gr kaybetme hakkı vardı) Ayrıca kulakları yani gerektiği gibi duyup duymadığı kontrol edildi ve hiçbir sorun olmadığı söylendi. Bu gece eşim hastane odama sushi paketleriyle geldi, aylar sonra sushi ziyafeti yaptık 🙂 (Bu arada babaların hastanede kalma izni olduğunu ama eşimin evde uyumasını tercih ettiğimi belirteyim. Çünkü eve döndüğümde onun enerjisine ihtiyacım olacak. Hastanede bir koltuğun üstünde uyumasını istemedim)

Pazar Sabahı: Artık evimize gitme vaktinin geldiğini sabırsızlığımdan anlamıştım zaten. Bu odaya getirildiğimden beri çıkmamıştım, kapının dışında nasıl bir yer olduğunu bile bilmiyordum. Yeni doğan katının ne kadar büyük olduğundan haberim yoktu çıkınca gördüm. Son kontrollerimiz yapıldı, Lokum Hanım’ın aşı karnesi bize teslim edildi ve evimizin yolunu tuttuk. Hayatım boyunca unutmayacağım bir deneyimdi. (Merak edenleriniz olabilir “aşıları yapılmadı mı?” diye: Fransa’da aşılar hastanede yapılmıyormuş, kendi pediyatrımız yapacakmış. Özel ebem Jeanne’ımın tavsiye ettiği pediyatra gideceğiz)

BİRAZ ELEŞTİRİ

Elbette ebelerle ilgili eleştirilerim de olacak. Söyleyeceğim tek olumsuz yönleri her birinin neredeyse her konu hakkında farklı görüşleri olması. Bu insanı nasıl sersemletiyor bilemezsiniz. (Farklı görüşlerin hamilelikte de beni nasıl zorladığını blogu okuyanlar biliyor) Zaten şu bahsettiğim butona ne zaman bassam farklı bir ebe geliyor. Kim o an müsaitse o geliyor yani. Ve her birinin tarzı, tavrı, o anki sorun hakkındaki görüşü farklı. Tam 3 ebeye bayıldım onları çok sevdim. Diğerleri çok iyi ebeler olsalar da ısınamadım.

*

Gerçekten çok yoğun bir maratondu. Rutinimi oturttuğumu değil ama birçok beceri ve bilgi edindiğimi söyleyebilirim. Rutin evde oturacak. Ama sorumluluklarımı sırasıyla öğrendim en azından, rutini yerleştirmek zor olmaz umarım. Bebişi 2-3 saatte bir besliyorum. Her yemek öncesi alt değiştirme, günde 3 kez (tamamen düşene ve hayatımızdan çıkana kadar) göbek bağı temizliği, 3 günde bir banyo, vb…. Geceleri de pek uyunmuyor malumunuz. Kural şu: Bebek uyurken uyuyacaksın! (Bu sözü sonraki postta irdeleyeceğim) Dolayısıyla başka işlere yani mesela yemek yapmaya veya freelance işlerime nasıl vakit ve enerji bulacağımı bilmiyorum çünkü şu yazdığım program insanın şarj olmasını engelliyor.

İşte böyle dostlar güzel oldu değil mi bu günlüğü tutmam:) Umarım artık seyahatlerimize de yeniden başlarız. Yeni bir yazıda görüşmek üzere kendinize iyi davranın 🙂

Olası kafa karışıklığını gidermek için minik bir not: Kızımızın kimlik üzerinde bir tek resmi adı var o da “Océane”. Türkçedeki anlamı dolayısıyla Türk dostlarımız ve akrabalarımız kızımıza “Okyanus” diye seslenebiliyor. Ayrıca hamileliğimin başından beri ben ona Lokum Hanım veya Kartanem diye sesleniyorum. Şimdi tüm bu isimlere bir de babasının taktığı “Princesse de printemps” (bahar prensesi) eklendi. Çünkü kızımız baharı beraberinde getirdi, o doğduğundan beri hava bir harika! Ancak kendisinin aklı ermeye başladığında takma isimleri bırakmanın daha iyi olacağını düşünüyorum kafasının karışmaması için. İşte böyle, umarım yeterince açık olmuştur 🙂

 

Advertisements

2 Comments »

  1. Harika bir yazı olmuş, hem size anı kalması açısından hem de bu konulara aşina olmak isteyen anne adayları için 😊 Bebeğiniz sağlıkla, huzurla alsın yeni yaşlarını, hep birlikte mutlu kalın 💛 sevgiler, Ece 🌼

    Like

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out /  Change )

Google photo

You are commenting using your Google account. Log Out /  Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out /  Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out /  Change )

Connecting to %s