Balayımız : Korsika / Notre Lune de Miel : La Corse

BÖLÜM 1: PARİS’TE BİR GÜN VE KORSİKA’YA GİDİŞ /

CHAPITRE 1 : UN JOUR A PARIS ET DEPART EN CORSE

Merhaba sevgili okurlarımız ! Balayından döneli henüz birkaç gün oldu ve biz sizinle anılarımızı paylaşmak için sabırsızız. Hayatında hiç balayı hayal etmemiş biri olarak efsane bir balayı geçirdiğimizi söyleyebilirim. Belki de işin sırrı buradadır. Ne kadar bir şeyin hayalini kurarsak ve özenirsek o kadar kötü oluyor, değil mi?

Bonjour chers lecteurs 🙂 Cela fait à peine quelques jours que nous sommes rentrés de notre Lune de Miel, et déjà nous avons hâte de partager nos merveilleux souvenirs avec vous 🙂 nous espérons que cette nouvelle série de posts vous donneront des idées pour passer, vous aussi, des moments super romantiques…

Balayı için Korsika’yı tercih etmemizin birden çok sebebi vardı. Öncelikle ben burayı görmeyi çok istiyordum uzun süredir. İkinci olarak, hali hazırda uzun süreli Fransız vizem varken başka bir ülkenin vizesiyle uğraşmak istemedim. (Daha açık konuşmam gerekirse ilk planımız İspanya’ya bağlı olan Kanarya Adaları’na gitmekti ancak bu topraklar anayurtta olmadığı için Şengen’in İspanya’dan alınması gerekiyordu yani Fransız şengenim geçersizdi. Evlilik sürecindeki evrak işlerinden bana gına geldiği için bu plandan vazgeçtik)

Not: Tersten örnek vermem gerekirse; diyelim ki sizin İspanya’dan alınmış şengeniniz var ama Korsika’ya gideceğiniz tuttu. Korsika da Fransa’nın ana yurdunda olmadığı için Fransız şengenine ihtiyacınız olurdu.

Nous avons choisi d’aller en Corse, une destination parfaite pour profiter du soleil de septembre… Au départ, nous avions dans l’idée de partir aux îles Canaries, mais il faut bien faire un choix parmi les plages de rêve européennes 🙂 et puis, notre entourage ne cessait de parler de la Corse comme d’une île absolument magnifique à visiter sans hésiter… Et c’était vrai 🙂

31 Ağustos günü evden çok erken çıkacak ve Paris’e gidecektik çünkü Korsika’ya uçak Orly’den kalkıyordu. Bu fırsattan istifade 1 günü Paris’te geçirecektik ve ertesi sabah uçacaktık. Sabah 5 treniyle Paris’e geldik. Havanın çok kötü oluşu yaz tatiline çıktığımızdan şüphe ettirdi beni. Ama sonra açtı hem de baya açtı 🙂 Ben sanıyorum ki Orly ibis hotel‘e bavulları bırakıp şehri gezeceğiz. Meğer biricik eşim bana sürpriz hazırlamış. Eyfel Kulesi‘nde bulunan gastronomik Jules Verne Restoranı‘nda yer ayırtmış. Gastronomik olduğunu duyunca bir an üzüldüm. Çünkü hem azıcık yiyeceğimizi hem de orantısız şekilde çok para ödeyeceğini düşündüm fakat hem gözü hem karnımızı doyuran bir yemek yedik. Sizinle birkaç fotoğraf paylaşacağız:

Notre voyage a commencé le 31 août au matin, très tôt… car avant la Corse, nous avions prévu de faire une petite escale à Paris, la capitale de l’Amour, où nous n’étions jamais allés ensemble. Il fallait donc que cette expérience soit vraiment spéciale : j’avais en effet préparé une surprise à ma chère épouse 🙂 ainsi donc, après avoir déposés les valises à notre hôtel près de l’aéroport Orly, nous décidons de profiter de notre journée et de visiter Paris. Nous nous rendons au pied de la Tour Eiffel, où j’annonce que nous allons manger au Jules Verne ! Ce restaurant, construit au deuxième étage du plus célèbre monument français, est sans aucun doute l’un des endroits les plus romantiques de la ville… ainsi que l’une des meilleures tables parisiennes 🙂 voici quelques photos :

IMG_1333

IMG_1383

3 saat kalmışız lokantada ama biz anlamadık nasıl geçtiğini. Bittiğinde peri masalından çıkmış gibiydim. Fakat çok yorgunduk çünkü sabah 4’te uyanıp Besançon’dan Paris’e gelmiştik, Orly’e gidip bavulları bırakmış ve şehir merkezine dönmüştük. Şimdi tekrar Orly’deki otelimize gidiyorduk ve yol hiç de sempatik değildi. Hafif bir akşam yemeğinden sonra kendimizi yatağa attık ve ölü gibi uyuduk. Ertesi sabah yine erkenden uyanacaktık. (Tatil değil işkence adeta… Ama işkencelerin en güzeli)

Nous sommes restés près de trois heures au Jules Verne, à nous régaler et à profiter de la vue, après quoi nous avons pu nous promener le long du deuxième étage… Mais il fallait bien reconnaître que nous étions plutôt fatigués : après une petite ballade sur les Champs Elysées, nous décidons de revenir à notre hôtel et de manger léger, pour nous préparer à nous réveiller tôt le lendemain matin… Notre avion pour Ajaccio partait en effet à 7h20 du matin !

*

“İşe mi gidiyoruz tatile mi gidiyoruz belli değil” diye mızmızlanarak uyandık. Benim neşem 10 dk sonra yerine gelmişti; eşime de “eğer bugün öğleden sonra kendini denize atmak istiyorsan kalkmalısın” dedim. Uçağınız sabah erkense önceki gece havaalanına yakın konaklamak gerçekten çok pratik. Herkese öneririm.

Evidemment, le réveil n’a pas été facile… Mais nous avons très vite retrouvé notre bonne humeur : car quelques heures plus tard, nous savions que nous serions à la plage à profiter de la mer et du soleil 🙂 Un petit conseil pour vous : si vous devez prendre l’avion très tôt à l’aéroport d’Orly (sud ou ouest), sachez que l’hôtel Ibis Orly est vraiment pratique, abordable et très sympa 🙂

Saatler 9’u göstermeden biz Ajaccio Havaalanı’na inmiştik bile. Konaklayacağımız Porticcio, arabayla 15 dk mesafedeydi. Otobüsü denemek istedik ama acı bir şekilde günde sadece 3 kez Porticcio otobüsü olduğunu öğrendik. Taksiye bindiğimiz gibi otelin yolunu tuttuk. Otelimiz Hotel Kallisté Molini idi. (Kalliste, Yunanca’da “çok güzel” anlamına geliyor ve Korsika’nın adının bundan geldiği sanılıyor) Porticcio’nun Molini beldesi hiçliğin ortasında desek abartmış olmayız. Aslında bizim isteğimiz de tam olarak buydu 🙂 İşte otelden birkaç kare:

Il n’était pas 9 heures du matin que nous étions déjà à l’aéroport Napoléon Bonaparte, très excités et rassurés de voir que le soleil était bel et bien au rendez-vous pour notre premier jour 🙂 notre hôtel se trouvait à Porticcio, située à 15 minutes en voiture d’Ajaccio… Nous avions dû prendre le taxi, car il n’y a que trois cars qui assurent la liaison entre ces deux villes. Une fois sur place, nous découvrons notre lieu de vacances avec des yeux émerveillés : l’hôtel Kallisté Molini (le mot “kalliste” signifie “très beau” en grec) nous offre une vue imprenable sur Ajaccio ! Nous savions d’ores et déjà que notre Lune de Miel allait être absolument PARFAITE 🙂

IMG_1419

IMG_1479

IMG_1772

Şimdilik bu kadar 🙂 İkinci bölümde görüşeceğiz, anlatacak çok şey var 🙂

Il reste encore beaucoup de choses à raconter 🙂 restez avec nous pour la suite de nos aventures en Corse 🙂 à bientôt les amis !

 

Sorumuzun cevabı : Tren Garı :p

Réponse de la question : A La Gare 🙂

Advertisements

1 Comment »

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out / Change )

Connecting to %s