New York Günlükleri / Les Journaux de New York

BÖLÜM 2: ÖZGÜRLÜK HEYKELİ VE NBA MAÇI / CHAPITRE 2: STATUE DE LA LIBERTE ET MATCH DE NBA

Bir şehire turist olarak değil -her ne kadar turistik vizeyle de gitseniz- bir süreliğine yaşamaya gidiyorsanız her gününüz aktiviteyle geçmiyor. Fakat bazı haftasonları oluyordu ki sevgilimle sabahtan akşama dışarıda geçiriyorduk. Bu bölümde anlatacağımız gün de onlardan biri. Bir cumartesi sabahı yağmura aldırmadan çıktık 82. sokak’taki evimizden. 86. sokak’tan bindik metroya. İstikamet Özgürlük Heykeli. Yani bayağı bir yol gittik denize varana kadar.

Nous allons parler aujourd’hui de deux lieux particulièrement célèbres à New York et dans le monde ! Partis de notre appartement sur la 82e rue, nous prenons le métro sur la 86 direction Downtown, tout au sud de Manhattan… Un coin très impressionnant marqué par la hauteur vertigineuse des buildings, et où se dresse notamment le magnifique One World Trade Center… Mais nous y reviendrons une autre fois.

Direkt feribota binmedik; yolumuzun üstünde Wall Street vardı, meşhur Boğa‘yı görelim istedik. (yanlış hatırlamıyorsam o gün orada Romanya mutfağı temalı bir panayır vardı, bu yüzden çok kalabalıktı ve tüm Romanyalılar Boğa ile fotoğraf çektirdiği için bir türlü düzgün fotoğraf çekemedim yine de sizin için bir tanesini koyuyorum 🙂 )

Sous un ciel gris et froid, nous passons devant le célèbre taureau de Wall Street (où se trouvait un marché roumain fort sympathique) avant d’embarquer sur le ferry pour Liberty Island… Là où se tient la majestueuse Statue de la Liberté… et qui, faut-il le rappeler, est bien française d’origine !

^6524D5B239B462FB25FAB72B6BECFA1F8D0931E7A2E58A44A2^pimgpsh_fullsize_distr.jpg

^97E91F9138D724C367D78269B187096707045813BBA65BE0E9^pimgpsh_fullsize_distr.jpg

Sonra feribota bindik (yağmura rağmen feribot sırası kalabalıktı). O kadar heyecanlıydık ki daha feribotta başladık heykelin fotoğrafını çekmeye 🙂 İşte bazıları:

Il y a toujours du monde qui veut voir la Statue de la Liberté, forcément… et même quand le temps n’est pas aussi beau qu’on le souhaiterait, les gens sont prêts à braver le vent et le froid pour venir saluer la belle Lady 🙂 une fois sur le Ferry, le spectacle commence… ci-dessous quelques photos de notre traversée 🙂 La vue de Liberty Island est à couper le souffle !

100_4056100_4064100_4073

Arkamıza baktığımızda Manhattan muhteşem görünüyordu!

Ainsi que celle de Manhattan !

100_4050100_4054100_4108

İşte Liberty Island‘dayız (Özgürlük Adası). Fakat çok açız, bir an evvel evden çıkmak için doğru düzgün yememiştik; bu yüzden kendimizi kafeteryaya attık. Ben pek memnun kalmadım çünkü çok kalabalıktı ve gereğinden fazla pahalıydı.

Ça y est, on y est ! Qu’elle est belle, c’est tout simplement incroyable ! Mais l’air de rien, tout ce chemin nous a quand même creusé l’appétit ! Fort heureusement, une cafétéria se situe non loin de la Statue. Par contre, le temps d’attente était très long !

100_4092

Anı dükkanından gelecekteki evimiz (yani şimdiki evimiz) için ve ailelerimiz için hediyeler aldık. Saat, farkına varmadan, öğlen 3 olmuştu bile. Ve bizim yetişmemiz gereken bir NBA maçı vardı, bu yüzden feribota binip Manhattan’a döndük. Birçok kişi Liberty Island’dan Ellis Island’a geçiyor (Bu ada, 1954’e kadar, deniz yoluyla gelen göçmenlerin işlemlerinin yapıldığı nokta idi. Buradan geçerek ABD’ye girilebiliyordu. Şimdi müze olarak ziyaret ediliyor.) Ama bizim 5’te Madison Square Garden’da olmamız lazım!!!

Il y a deux boutiques sur l’île, l’une étant beaucoup plus grande que l’autre. Evidemment, nous en avons profité pour acheter des souvenirs pour notre famille et aussi pour notre appartement 🙂 mais le temps passe toujours trop vite quand on s’amuse ! Il est déjà 15h, et nous devons revenir à Manhattan pour assister à un match de basket au Madison Square Garden ! Mais avant, petite escale sur Ellis Island, voisine de Liberty Island, où se trouve un musée retraçant l’histoire des immigrants venant tenter l’aventure aux Etats-Unis (on ne l’a pas visité ensemble, mais ça reste à découvrir pour comprendre un aspect crucial de l’identité américaine).

Aslında bu bir WNBA maçıydı yani kadın basketbol takımları oynadı ama olsun sonuçta hayatımda bir NBA heyecanı yaşamış oldum. NBA deyince insanın aklına “basketbol” ve “maç”tan çok “ŞOV” geliyor. Biz de bu şovun içindeydik. Ambiyans harikaydı. Türkiye’de 3-4 kez basketbol maçı izlemeye gitmeme rağmen hiç böyle bir ortama tanık olmadım. Tek kelimeyle mü-kem-meldi. Herkesin hayatında en az 1 kez tecrübe etmesi gereken bir etkinlik bu.

Quand j’avais acheté les billets pour assister au match de basket, je n’avais pas réalisé que c’était pour la WNBA, et non la NBA… Mais qu’importe ! Venir supporter l’équipe féminine de New York Liberty était vraiment trop fun 🙂 on nous a distribué en cadeau des t-shirts aux couleurs de notre équipe, et nous avons passé un moment I-NOU-BLI-ABLE ! Entre musique, popcorn, dance et bonne humeur, la soirée a été fantastique 🙂 à recommander sans hésitation, même pour ceux qui ne sont pas friands de ce sport 🙂

100_4134100_4138

^E3CF822473113D0EBC1434A12F6342C974A564F5B128B3EE25^pimgpsh_fullsize_distr.jpg

Bugünlük bu kadar! 3. Bölüm‘de görüşene dek kendinize iyi davranın!

Nous continuons notre aventure new-yorkaise dans le prochain post 🙂 à bientôt les amis !

Advertisements

4 Comments »

  1. Magnifique talent de rédaction !!! On a l’impression d’y être 🙂 Continuez à nous faire rêvez autour de la planète !!! Gros Bisous !!!

    Like

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out / Change )

Connecting to %s